Attila Aşut’a basın emek ödülü

BirGün gazetesi yazarı Attila Aşut, Payda Yayınları’nın şair-yazar-gazeteci Nedret Gürcan adına verdiği Edebiyat (Basın Emek) Ödülü’ne layık görüldü. Attila Aşut’un kanser tedavisi gören oğlunu kaybetmesi ve Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle ertelenen ödül töreni, 29 Nisan 2023 Cumartesi günü, Ankara’da Mülkiyeliler Birliği Konferans Salonunda gerçekleşecek.

SİYAH BEYAZ YAZILAR

Dil ve yazın alanında çeşitli ödülleri olan ve BirGün gazetesi yazarı olan Attila Aşut, ülkemiz tarihinin karanlık bir dönemi olan 1995-1998 yılları arasında yaşanan olayları kaleme aldığı “Siyah Beyaz Yazılar”adlı kitabında Mesut Yılmaz Hükümeti sırasında olup bitenleri eleştirel bir dille yazdı. Necmettin Erbakan-Tansu Çiller ortaklığındaki Refah / Yol Hükümeti’nin iktidarda olduğu bu zaman dilimi, Türkiye’nin “karanlık” bir dönemini anlattı.

SONER YALÇIN’A İTHAFEN YAZI

Aşut, kitabın ön sözünde Soner Yalçın’a ithafen şöyle yazdı: “Gazeteler tarihin müsveddesidir’ denir. Ne zaman bir arşiv çalışması için gazete koleksiyonlarına gömülsem, hep bu sözü anımsarım.

Siyah Beyaz, 1995 yılında Ankara merkezli bir gazete olarak kuruldu. Başlangıçta Türkiye genelinde dağıtılıyor ve gerek içerik zenginliği, gerek özgün sayfa düzeniyle büyük ilgi görüyordu. Ancak dağıtım tekellerinin dayattığı ağır koşulları kaldıramayınca, daha sonra Ankara sınırlarına çekilmek zorunda kaldı. Bu da gazetenin sonunu getirdi…

Ertan Günçiner ve Soner Yalçın yönetiminde, iyi gazetecilik yapmaya istekli bir kadrosu vardı Siyah Beyaz’ın. Soner Yalçın’ın çağrısıyla bir süre sonra ben de o kadroya katıldım. Gazetedeki ilk görevim, “Kültür Sanat Editörlüğü” idi. Daha sonra “joker” olarak hemen her bölümde çalıştım. Haber Müdürlüğü’nden Düzeltme Servisi yöneticiliğine değin gazetenin neresinde bir sıkıntı varsa orada görev yaptım. Gazete yönetimi, bu yoğun çalışma sürecinde çok yorulduğumu düşünmüş olmalı ki, sonunda ‘köşe yazarlığı’na terfi ettirdi beni! Önce haftada bir yazmam istenmişti. Daha sonra Soner Yalçın yazı sayısını üçe, dörde çıkardı. Belirtmeliyim ki, Soner’in sürekli ilgisi ve özendirmesi olmasaydı, bu yazılar yazılmamış olacaktı…

Yazma uğraşına tutkuyla bağlı olan yazar Atilla Aşut, doğru Türkçeyi kullanımı ve meslekteki özeni ile tanınıyor. 28 Şubat sürecini bir mağduriyet edebiyatı ile göstermek isteyen o dönemin iktidar politikalarının kökenine inerek karanlığı aydınlattı. Aşut verdiği bir röportajda: “ Dünden bugüne bakmanın, insanı müthiş zenginleştiren bir yanı var. Kitaba aldığım yazıları yeniden okurken, sanki bugün yazılmışlar duygusuna kapıldım! Hepsi de çok taze ve güncel… Demek ki yirmi yılda fazla bir şey değişmemiş ülkede. Yaşananlar ve yaşatılanlar birbirinin tekrarı gibi… Baskılar, gözaltılar, işkenceler, tutuklamalar… Özgürlük, eşitlik, demokrasi ve laiklik tartışmaları; iktidar-muhalefet kavgaları… Demirel’ler, Erbakan’lar, Tansu Çiller’ler gitmiş; Özal’lar, Erdoğan’lar gelmiş! Yalnızca oyuncular, aktörler değişmiş!

Çabuk unutuyoruz. Bu yüzden tarih bilincimiz oluşmuyor. Yıllar içinde akıp giden günlerin izdüşümü olan bu yazılar, aynı zamanda okura bellek tazeleme olanağı sağlıyor. Oyuncular sergilensin, bir döneme damgasını vuran iyiler ve kötüler unutulmasın istedim…” diye ifade etti.

ATTİLA AŞUT KİMDİR?

5 Ekim 1939’da Trabzon’da doğdu. İlk ve ortaokulu, doğduğu kentte okudu; liseyi Ankara’da tamamladı. İlk yazı ve şiir denemeleri, Ceylan, Küçük Afacan gibi çocuk dergileriyle, Tan gazetesinin Çocuk Sayfası’nda yayımlandı. 1957’de Ömer Turan Eyuboğlu’nun Hâkimiyet gazetesinde çalışmaya başladı. 1957-1969 yılları arasında, Trabzon’da yayımlanan birçok gazetede muhabir, yazar, teknik sekreter ve yayın yönetmeni olarak çalıştı. Ömer Turan Eyuboğlu’nun 1960 yılında ölümünden sonra Hâkimiyet gazetesinin yayın sorumluluğunu ve haftalık Sanat Sayfası’nın yönetmenliğini üstlendi. Kıyı dergisinin kuruluş çalışmalarına katıldı. Daha sonra Hizmet, Sonhaber, Ses gibi yerel gazetelerde yazılar yazdı; Dünya, Akşam, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerinin Trabzon muhabirliğini yaptı. 1965-1968 yılları arasında Sömürücülüğe Karşı Savaş adlı haftalık toplumcu gazeteyi çıkardı. Trabzon’da Gazeteciler Sendikası’nın, Devrim Ocağı’nın ve Türkiye İşçi Partisi‘nin kurucuları arasında yer aldı. 12 Mart’tan sonra yurtdışına çıktı, değişik ülkelerde yaşadı. 12 Eylül döneminde Mamak Askeri Cezaevi’nde 37 ay tutuklu kaldı. Politika, Yeni Ulus ve Çağdaş gazetelerinde çalıştı. 1993’te Aydınlık gazetesinde “Üçüncü Göz” yazılarını yazmaya başladı. 1995-1998 yılları arasında Siyah Beyaz gazetesinde yazı işleri yönetmeni ve köşe yazarı olarak görev yaptı. Şiirleri, birçok edebiyat dergisinde yayımlandı. Edebiyatçılar Derneği’nce basılan SİVAS KİTABI / Bir Toplu Öldürümün Öyküsü adlı belgesel yapıtı yayına hazırladı. Birçok kitaba yazar ve editör olarak katkıda bulundu. İlk şiir kitabı, 2001’de Serander Yayınları arasında Acının Külrengi adıyla çıktı. 2011’de Günlerin Kıyısından / Trabzon Yazıları; 2014 yılında Siyah Beyaz Yazılar adlı deneme kitapları yayımlandı. Dil ve yazın alanında çeşitli ödülleri var. Sürekli Basın Kartı sahibidir. Halen BirGün gazetesinde köşe yazıları yazıyor. Çağdaş Gazeteciler Derneği, Dil Derneği, BESAM ve TÜSTAV üyesidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir