Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, şirketin yaklaşık 420 uçaklık sipariş planlarının devam ettiğini açıkladı. 2027 yılının sonundan itibaren ultra uzun menzilli uçakların filoya katılmasıyla birlikte Avustralya ve Güney Amerika’da bazı noktalara doğrudan uçuş imkanı sağlanacağını belirtti.
Rio de Janeiro’da gerçekleştirilen 82. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Yıllık Genel Kurulu ve Dünya Hava Taşımacılığı Zirvesi’nde (WATS) AA muhabirine açıklamalarda bulunan Şeker, THY’nin 2033 stratejisini 2023 yılında duyurduğunu hatırlattı. O dönemde kendisinin THY’nin Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı, THY Genel Müdürü Ahmet Olmuştur’un ise Ticari İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığını vurgulayan Şeker, stratejiyi oluşturan ekibin kendileri olduğunu ifade etti.
Şeker, “O zaman yönetim kurulumuza sunulmuş ve kabul edilmişti. Bu nedenle büyük bir değişiklik öngörmüyoruz. Türk Hava Yolları, 2023 yılında verdiği Airbus ve Eylül 2022’deki Boeing siparişleri ile toplamda 420’ye yakın uçak sipariş etmiş oluyor.” dedi. 100 adet Boeing siparişinin müzakerelerinin devam ettiğini belirten Şeker, büyüme hedeflerinde önemli bir değişiklik olmadığını vurguladı. İstanbul Havalimanı gibi önemli bir hub’a sahip olduklarının altını çizen Şeker, Türkiye’nin turizmdeki öncülüğüne de dikkat çekerek, “Türkiye, dünyada en çok seyahat edilen ilk 5 ülke arasında yer alıyor.” şeklinde konuştu.
İstanbul’daki operasyonun önemine değinen Şeker, “Stratejik büyüme hedeflerimizde büyük bir değişiklik olmayacak fakat kompozisyonda bazı değişiklikler olabilir. Hava yollarının yoğun rekabet ortamında aynı şekilde büyümeleri zorlaşıyor. Daha fazla uçak, daha fazla yolcu ve dolayısıyla daha fazla gelir elde etmek neden karlılığı düşürüyor.” dedi. Bu nedenle, katma değeri yüksek alanlara daha fazla yatırım yapacaklarını belirtti. Özellikle Turkish Holidays tatil paketi, loyalty programları ve ödeme sistemleri gibi ürünlerle bu alanda büyümeye devam edeceklerini kaydetti.
Air Europa ile işbirliklerinin de bu strateji çerçevesinde değerlendirilebileceğini ifade eden Şeker, Körfez’de yaşanan gelişmelerin fırsat sunduğunu ve bu fırsatın uzun vadede kalıcı olup olmayacağını zamanın göstereceğini belirtti. Körfez Bölgesi’ndeki güçlü taşıyıcıların varlığına dikkat çeken Şeker, Katar Havayolları Genel Müdürü ve Etihad Genel Müdürü ile yakın temaslarını sürdürdüklerini dile getirdi. Körfez taşıyıcılarının kapasitelerinin büyük ölçüde geri toparlandığını belirten Şeker, “Aynı zamanda, bilet fiyatları açısından agresif bir rekabet içinde değiliz.” dedi.
Türk Hava Yolları’nın bu süreçte Güney Asya, Uzak Doğu gibi bölgelerden yolcu taşıma fırsatı bulduğunu ve bu sayede ilk kez THY ile deneyim yaşayan yolcuların sayısının arttığını ifade etti.