Detaylı bilgi için kavbet adresini inceleyebilirsiniz.

Antibiyotik direnci, çağdaş tıbbın en büyük tehditlerinden biri haline gelirken, bilim insanları yeni ilaç adaylarını yalnızca geleneksel kaynaklarda aramıyor. Pennsylvania Üniversitesi Perelman Tıp Okulu araştırmacıları, bu sefer oldukça ilginç bir alana yöneldi: Prion ve prion benzeri proteinler.

Prionlar, hatalı katlanmış proteinler olarak bilinir ve nadir fakat ölümcül nörodejeneratif hastalıklarla bağlantılıdır. Ancak yeni yapılan araştırma, bu proteinlerin içinde bakterileri yok edebilecek kısa moleküler parçaların saklanabileceğini ortaya koydu.

YZ 19,3 MİLYON PARÇAYI İNCELEDİ

Araştırma ekibi, APEX 1.1 isimli derin öğrenme platformunu kullanarak 2 bin 897 prion ve prion benzeri proteinden elde edilen 19,3 milyon kısa peptit parçasını inceledi. Sistem, bu amino asit dizilerinin antibakteriyel etki gösterme olasılığını değerlendirdi.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Taramalar sonucunda 1.179 antimikrobiyal peptit adayı belirlendi. Araştırmacılar bu yeni sınıfa “prionin” ismini verdi.

Bu keşfin ilginç yanı, antibiyotik adaylarının hastalıkla ilişkilendirilmiş proteinlerin içinde aranmasıdır. Daha önce bazı protein parçalarının mikroplara karşı etkili olabileceğine dair bulgular mevcuttu. Ancak prion ve prion benzeri proteinler ilk kez bu ölçekte sistematik olarak incelendi.

LABORATUVARDA TESTLER YAPILDI

YZ tarafından belirlenen adaylar sadece bilgisayar tahminleriyle bırakılmadı. Ekip, en umut verici 75 peptidi laboratuvar denemelerine tabi tuttu. Bu adaylar arasında ilaçlara dirençli türlerin de bulunduğu toplamda 11 farklı bakteriyel patojene karşı test edildi.

Elde edilen sonuçlara göre 75 adaydan 59’u en az bir bakteriyel patojeni baskıladı. Bu adaylardan 42’si düşük yoğunluklarda güçlü etki gösterdi ki bu durum antibiyotik geliştirme açısından önemli bir buluş olarak değerlendiriliyor çünkü düşük yoğunlukta etki edebilen moleküller ilaç adayı olma potansiyeli taşır.

Araştırmacılar aktif prioninlerin çoğunun bakterilerin zar yapısını bozarak etkili olduğunu belirtti. Bu durum antimikrobiyal peptitlerde sık rastlanan bir etki mekanizmasıdır.

FARE DENEYİNDE ÜMİT VERDİ

Çalışmada ayrıca toksisite belirtileri de değerlendirildi. Aktif peptitlerden 16’sının test edilen en yüksek yoğunluklarda kırmızı kan hücrelerine veya insan hücrelerine ölçülebilir zarar vermediği bildirildi.

Araştırmacılar daha sonra en güçlü iki adayı hayvan modelinde test etti. Biri mantardan diğeri ise yuvarlak solucandan elde edilen iki peptit, tedavisi zor olan bakterilerden biri olan Acinetobacter baumannii’nin neden olduğu standart bir deri enfeksiyon modeli üzerinde denendi.

Farelerde gerçekleştirilen testlerde bu yaklaşımın bakteri seviyesini azalttığı gözlemlendi ve etkinin güçlü bir antibiyotik olan polymyxin B ile kıyaslanabilir düzeyde olduğu kaydedildi. Araştırmacılar ayrıca tedavi sürecinde herhangi bir kilo kaybı tespit etmediklerini belirtti.

DÜZENLİ TEDAVİ DEĞİL

Bulgular oldukça dikkat çekici olsa da araştırma henüz erken aşamada bulunmaktadır. Çalışma, prionların insan vücudunda doğal olarak enfeksiyon esnasında salındığını ya da prion proteinlerinin normalde antibiyotikleri taklit eder şekilde davrandığını göstermiyor.

Ayrıca elde edilen sonuçlar prionların nörodejeneratif hastalıklardaki zararlı rolünü değiştirmiyor. Araştırmanın esas önemi hastalıkla ilişkili proteinlerin içerisinde daha önce gözden kaçmış tedavi potansiyeli taşıyan moleküllerin bulunabileceğini göstermesidir.

Bu yaklaşım ayrıca YZ’nin ilaç keşfindeki yeni alanları nasıl ortaya çıkarabileceğini de gözler önüne seriyor. Araştırmacılara göre YZ, biyolojinin “gizli katmanlarını” inceleyerek insan gözü ve klasik deneysel yöntemlerle kolaylıkla fark edilemeyecek moleküler adayları açığa çıkarabiliyor.

Antibiyotik direncinin giderek artan bir küresel sağlık sorunu olduğu düşünüldüğünde, prion proteinlerinden türetilen bu beklenmedik adaylar gelecekte yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi için değerli bir başlangıç noktası oluşturabilir.

Güncel erişim için kavbet giriş sayfasını ziyaret edebilirsiniz.